Projelerim

Eğitim

Ege Üniversitesi ülkemizde ve dünyada eğitim, bilim ve araştırmalara verdiği katkı ile önemli bir yerdedir. Üniversite olarak yerimizi korumamız ve daha yukarı basamaklara ulaşmamız için de eğitim, öğretim, araştırma süreç ve yaklaşımlarımızı yeni bakış açılarıyla tekrar değerlendirip stratejilerimizi gözden geçirmemiz gerektiğini düşünmekteyim.

Üniversitemizin eğitim alanındaki yolunu, uzmanlarının içinde olduğu her fakülte, enstitü ve yüksekokul temsilcilerinin ve hatta gönüllü olarak katılmak isteyen tüm öğretim üyeleriyle toplantılar düzenleyerek birlikte belirlemeliyiz.Temel amacımız; Üniversitemizin öğrenciler tarafından tercih edilebilirliğini daha üst seviyelere çekmek ve sadece iyi yetişmiş meslek sahibi kişiler değil, aynı zamanda yaşadığı şehrin, ülkemizin ve dünyanın sorunlarından haberdar ve çözümleri için fikir üretebilecek entelektüel genç yetişkinler mezun etmek olmalı diye düşünüyorum.

Bu amaca ulaşmak için tartışılması gereken konu başlıklarından bazılarını şöyle sıralamak mümkündür:

  • Üniversitenin derslik alanlarının ve ders materyallerinin güncel teknolojiye göre gözden geçirilmesi
  • Öğrencilere burs imkanlarının yaratılması
  • Gerektiğinde ücretsiz yurt konaklaması sağlanması ve bunlar için sürdürülebilir fonların oluşturulması
  • Disiplinler arası işbirliği olanaklarının arttırılması (örnek; Fen, Hemşirelik, Mühendislik, Tıp, Ziraat Fakültesi vb.) Öğrencilerin Felsefe, Sanat Tarihi, Spor ve Güzel Sanatlar, vb. alanlarına ilişkin birtakım ortak dersleri almalarının sağlanması. Bu amaçla üniversite çapında seçmeli ders havuzu oluşturulması
  • Kütüphane olanaklarının güncel ihtiyaçlara göre yeniden gözden geçirilerek hızla arttırılması
  • Sosyal aktivitelerin de içinde olduğu, entelektüel dünyamızın gelişmesinde etkili olabilecek alanlarda tüm kampüs öğrencilerinin katılabileceği, öncelikle kendi akademisyenlerimizin sunup yönettiği ‘Öğle Arası Sohbetleri’ imkanının yaratılması
  • Yurt içinde ve yurt dışında diğer üniversitelerle daha yoğun işbirliği olanaklarının sağlanması
  • Eğitimin kalitesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve arttırılması için iç ve dış paydaşlarla işbirliği yapılması
  • Lisansüstü öğrenim gören öğrencilerin sayısını artırmak için gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu amaçla yurt içi ve yurt dışı işbirliği imkanlarının arttırılması
  • Lisans ve lisans üstü eğitim için, her alanda araştırma laboratuvarı imkanının arttırılması
  • Uzaktan öğretim yoluyla yürütülen lisans ve lisansüstü programların artırılması ve bu amaçla Üniversitenin uzaktan öğretim alt yapısının geliştirilmesi
  • Eğitim ve öğretim sürecinin planlanmasında, uygulamasında ve takibinde daha iyi bilişim teknolojilerinin kullanılması

Burada önemli olan, siz akademisyenlerimizin Ege Üniversitesi’nin eğitim sürecine olumlu katkısı olacağı şüphesiz olan, tecrübeleri ve profesyonel bilgilerinin ürünü olacak önerilerinin bir forum ortamında tartışılarak hayata geçirme yoludur. Belirtmek isterim ki, yukarıda saymaya çalıştığım başlıklar örnektir.

Yönetsel

Yönetim Organizasyonu

Halen akademik birimlerimizi ziyaret edip akademisyenlerimizle görüşmeyi sürdürüyorum. Bu arada sizleri temel konulardaki yaklaşımlarım hakkında bilgilendirmek istiyorum.
Üniversitemizin akademik dünyadaki yerinin daha yukarılara taşınması ve üniversite bireylerinin tümünün üniversite içindeki hayatının daha olumlu yerlere gelmesi için yönetsel bazı değişimler gerekeceğini düşünmekteyim.

  • Bildiğiniz gibi üniversitemiz Bornova Kampüsü yaklaşık 3 milyon metrekarelik alana yayılmıştır. Rektörlüğümüz merkez binası ve idari binalarının hemen hepsi merkez kampüsün dışındadır. Bu durum kampüste yaşayanlar için iletişim güçlüğü yarattığından rektörlüğün kampüs içerisinde de bulunması kolaylaştırıcı olacaktır. Bu nedenle, Rektör, Rektör Yardımcılarımızın bir kısmı ve bazı idari birimlerin çalışma ofisleri için kampüste uygun bir mekanı kullanmasını hedefliyorum.
  • Daha etkin bir yönetim oluşturmamız gerektiğine inanıyorum. Yetki kullanan ve sorumluluk alan üç rektör yardımcısının yanında, üç adet de rektör koordinatörü ile sorunları yakından takip edip çözümlemek ve yapılacak projeleri hızla başarı ile sonuçlandırmak kolaylaşacaktır. Her Rektör Yardımcısı ile bir Rektör Koordinatörü bir takım oluşturacak ve bu ekiplerin iş bölümü iki düzlemde olacaktır;

I. Rektör Yardımcısı ve Rektör Koordinatörü:
Dikey düzlemdeki organizasyonda Genel Sekreterlik, Strateji Başkanlığı, İdari Mali İşler Daire Başkanlığı gibi merkez birimlerden sorumlu olacaktır. Üniversitenin gerek duyduğu bürokratik süreçleri geliştirecektir.
Yatay düzlemdeki organizasyonda Sosyal Bilimler alanındaki Fakülte, Enstitü ve Yüksekokullardan sorumlu olacaktır.
II. Rektör Yardımcısı ve Rektör Koordinatörü:
Dikey düzlemdeki organizasyonda akademik personelden sorumlu olacak, akademik personelin özlük ve sosyal hakları ile ilgili konularla ilgilenecektir. TÜBİTAK, Avrupa projeleri ve BAP projelerini kontrol eden birimlerden sorumlu olacak, ayrıca akademik alanda öğretim üyelerine destek olacak yeni yapılanmaları planlayacaktır.
Yatay düzlemdeki organizasyonda Fen Bilimleri alanındaki Fakülte, Enstitü ve Yüksekokullardan sorumlu olacaktır.
III. Rektör Yardımcısı ve Rektör Koordinatörü:
Dikey düzlemdeki organizasyonda öğrencilerin beslenme, barınma, eğitim alanlarındaki sorunlarını çözmek için çalışacak, bunlar için projeler oluşturup gerekli süreçleri yürütecektir. Kütüphane, Sağlık Kültür ve Spor D.B, Öğrenci Köyü ve benzeri idari birimlerden sorumlu olacaktır.
Yatay düzlemdeki organizasyonda Sağlık Bilimleri alanındaki Fakülte, Enstitü ve Yüksekokullardan sorumlu olacaktır.
Yatay düzlemdeki sorumluluk bu birimlerin eğitim, araştırma ve hizmet alanlarını da kapsayacaktır.

Bilişim

Bilişim Organizasyonu

Günümüzde hayatımızı hızlandırıp kolaylaştıracak teknolojik alanlardan biri bilişimdir. Bilişimin güncellenmesi ilk hedeflerimizden biri olmalıdır. Bunlardan bazılarını sıralamak gerekirse;

  • Kampüs içerisinde ve dış yerleşkelerinde öğrenciler ve çalışanlar için kablosuz internet hizmetinin kapsanmadık alanı kalmayacak. Hizmet EDUROAM üzerinden verilecek.
  • Daha hızlı internet erişimi işin daha geniş internet bant genişliği sağlanacak gerekirse hizmetin devamlılığı için ULAKNET harici (TURKTELEKOM, SUPERONLINE, vb.) servis sağlayıcılarından ilave hizmet alınacak.
  • Yüksek depolama olanaklarıyla mobil cihazlara göre düzenlenebilen e-posta hizmeti verilerek. Kullanıcılara kullanımı kolay ve alan sıkıntısız e-posta depolama alanı sağlanacak.
  • Çalışanlar ve öğrenciler kullandıkları tüm e-üniversite uygulamalarına tek kullanıcı kodu ve şifre ile ulaşabilecekler.
  • Akademik araştırmalarda kullanmak üzere çalışanların ve öğrencilerin, dünyanın her yerinden erişimi kolay daha ve çok disipline hitap edebilen çevrim içi (online)  kütüphane sistemlerine gerek mobil cihazlarından gerekse masa üstü bilgisayar sistemleri ile çalışmaları sağlanacak
  • Artık teknolojisi çok eskimiş olan analog telefonlar yerine görüntülü konferans görüşmeleri yapabilen yeni IP tabanlı telefon sistemlerine geçerek daha ekonomik, daha modern kurumsal iletişim ortamı yaratılacak.
  • Akıllı algılayıcılarla donatılmış kampüs binalarında bina içine girildiği andan itibaren kullanıcının akıllı mobil cihazında çalışacak coğrafik yön bulma sistemi yardımıyla kişiler istedikleri noktaya daha kolay ve daha hızlı ulaşacaklar.
  • Kampüsün belli noktalarına konacak bilgilendirme ekranları  (digital signage) ile kampüs çalışanları, öğrenciler veya ziyaretçiler 7/24 yapılacak yayınlar sayesinde kampüs haberleri ile devamlı bilgi edinme olanağına sahip olacaklar.
  • Hepsinden önemlisi bu hizmetlerin tamamının altmış bin öğrencisi ve yaklaşık sekiz bin personeli olan Ege Üniversitesinin her noktasında yedi gün yirmi dört saat verecek hale getirilecek olmasıdır. Bunun için Bilgi İşlem Daire başkanlığı daha fazla kalifiye eleman istihdamı ile güçlendirilecek. Daha kaliteli bilgi işlem hizmeti için üniversite bölgeler oluşturularak her bölgede bir bölge sorumlusuna bağlı çalışan teknik elemanlar sayesinde bilgi işlem hizmetinin birimlere daha hızlı ulaşması sağlanacak.

Kampüs Yaşam

Kampüs Yaşamı

Bildiğiniz gibi kampüsümüzün alanı 3 milyon m2 kadardır. Toplam 60 bin kişinin yaşadığını kabul ettiğimizde, km2 başına günün bazı anlarında 20 bin kişi kadar düştüğü kabul edilebilir. Dolayısıyla yoğun kampüs hayatını iyileştirici önlemlerin alınması gerektiğini düşünmekteyim.  Görüşlerimi birkaç başlıkta aktarmak isterim.
Gönüllük esasına dayalı olarak, özellikle konusu ulaşım, çevre ve toplu yaşam ile ilgili olan öğretim üyelerimizden ‘’Kampüs Danışma Grubu’’ oluşturulabilir; bu grup 6-9 kişiden şekillenebilir.  Kampüs alanındaki her türlü işleyiş ve yapısal değişim için, bu grubun değerlendirmesi alınarak, hem profesyonel destek alınmış ve hem de katılımcılık sağlanmış olacaktır. Bu grup, sürdürülebilirlik eylem planı oluşturmak, tüm ilgili kişi ve kurumların çalışmalara katılımlarını sağlamak, yapılan çalışmaları izlemek ve raporlamak, ve hatta bazı dersleri programlara dahil etmek gibi görevleri de üstlenebilecektir.

Kampüste Ulaşım:

Ulaşım sorunları için lokal çözümlerden ziyade, bütüncül bir yaklaşımla çalışmalar yapılmalıdır.

Otopark kullanımı:

Üniversite adına uzun süreli ekonomik sözler vermeden, üniversitemizin kendi imkanlarıyla çok katlı olmayan, modüler sistem ile yapılarak ihtiyaca göre kat sayısı arttırılabilen otoparklar inşa etmeliyiz,
Bu otoparklar öncelikle kampüsün ana girişlerine yapılmalı diye düşünüyorum. Yanı sıra diğer uygun alanları da belirleyip buralara da yapmalıyız. Örneğin; kampüsün girişinde Edebiyat Fakültesi’nin kuzeyindeki otopark alanı (kat sayısı: 2, tahmini park alanı: 1000 araçlık), Hastane tarafında Çocuk Hastanesi’nin arka yüzündeki otopark alanı (kat sayısı:2, tahmini park alanı: 1200 araçlık), Hastane bölgesinde eski benzinlik alanına (kat sayısı: 2, tahmini park alanı: 400 araçlık), Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı ve Forum arası olan ağaçsız alana (kat sayısı: 2, tahmini park alanı: 1000 araçlık) yapılanmalı.

Kampüste araç kullanımı:

Kampüsümüzün yeni yapılan çevre ve yol düzenlemelerini yıpratmamak, gürültü kirliliği yaratmamak için, kampüs içinde elektrikli otobüslerle toplu ulaşım sağlamamız uygun olacaktır.  Belirlenen güzergahta üç otobüs 5 dakika aralarla tüm kampüse hizmet verebilecektir. 
Ziyaretçi araçları, başlangıçtan itibaren girişlerdeki otoparklara alınacak, kampüs trafiğine katılmayacaktır.
Kampüste yaşayanların kullanımı için en az 2000 adet basit ve sağlam bisiklet sağlanacaktır. Bunlar için de bina önlerine uygun park alanları oluşturulacaktır.
Bu alt yapı sağlandıktan sonra, kampüse sadece personelin araçları girebilmesi gerektiğini düşünmekteyim.
Yaya ve engelliler için kaldırım ve yaya yürüme yollarının da standartlar doğrultusunda gözden geçirilip düzenlenmeleri de öncelikli hedeflerdir.

Kampüste Yapılaşma:

a) Kampüs Danışma Grubu aktif olarak kararlarda rol almalı.
b) Öncelikle Kampüs Master Planı oluşturulmalı.
c) Kampüs binalarımızın karakteristiği bu sırada oluşturulmalı. Sonrasında gerektiğinde yapılacak dış yüzey iyileştirilmeleri bu plan üzerine yapılmalı.
d) Kampüs içinde yeni insan yoğunluğu yaratacak yapılaşmadan kesinlikle kaçınmak gerektiği düşüncesindeyim.
e) Sadece hayatı kolaylaştıracak ve günceli yakalamak için gerekli bina iyileştirilmelerinin yapılması devam etmelidir.
f) Kampüsümüzün ağaç zenginliği arttırılmalı.

Akademik Ortam

Akademik Ortam:

Altmış yılı aşkın süredir ülkemiz yükseköğretiminde çok önemli bir yer tutan Ege Üniversitesi, katılımcı, demokratik ve pozitif bilime dayalı düşünce politikasını sürdürecektir. Bilimin gelişimi için gerekli şartlardan ilki hiç kuşkusuz ki özgür ortamdır. Bu bağlamda, üniversitemizin akademik kurullarının özgürlüğü ve kararlarının tartışmasız olması geleneğine bağlı kalacağım.

Üniversitemiz birimlerinin yöneticileri ile her yıl belirlenen bir zamanda, örneğin Haziran-Temmuz aylarında, yıllık bilimsel araştırma, eğitim ve hizmet alanlarındaki değerlendirmenin yapılarak bir sonraki yılın planlamalarının gerçekleştirilebileceği düşüncesindeyim. Böylelikle, üniversitemizin bir sonraki mali bütçesi de şekillendirilmiş ve bu durum yönetsel katılım aracılığıyla sağlanmış olacaktır.

Üniversitemizin ülkemizin çağdaş uygarlık yolundaki yürüyüşünde üstüne düşen görevi yerine getirdiğine kuşku yoktur. Bu konudaki ivmeyi hızlandırmak amacıyla;

Her bilim alanının dünya ile temasını daha ilerletmek için uğraşmamız gerekir diye düşünüyorum. Yurtdışı bilimsel etkinliklere katılım için her öğretim üyesine yıllık bir bütçe ayrılabilir. Bu katkıyı yıllık 1.000-1.500 USD gibi düşündüğümüzde tüm öğretim üyeleri için en çok 2,7 milyon USD yani 8 milyon TL civarında bir rakam çıkar ki bu da toplam üniversite bütçesinin % 1,5’ine denk gelip, gerçekleştirilebilecek bir değerdir.

Başka önemli bir hedef ise, öğretim üyelerinin günlük hayatlarını kolaylaştıracak uygun çalışma ortamı ve PC gibi kişisel kullanım cihazlarının sağlanması ve güncel tutulmasıdır. Bu amaca yönelik yıllık ayrılması gereken bütçe yaklaşık 850 bin – 1 milyon TL kadardır ki bu da gerçekleştirilebilir diye düşünmekteyim; sağlanan olanaklar öğretim üyesinin yaratacağı artı değerler için önemli olacaktır.

Üniversitemizin herhangi bir yerinde yapılacak bir çalışma için kampüsümüzün tüm olanakları kolaylıkla kullanılabilmelidir. Kampüsümüzün araştırma dünyasını sanal ortamda yönlendiren ve yöneten bir komisyon oluşturulması yararlı olur düşüncesindeyim. Yönetimde akademisyenlerden sorumlu olacak rektör yardımcısının başkanlığındaki bu komisyon, aşağıda sıralamaya çalışacağım ve daha sonra gelişecek konu başlıklarını değerlendirip, uygulanmasını sağlayacaktır.

Her akademik birimin gelecek yıllar için geliştirmeyi ya da başlamayı düşündüğü çalışma alanlarını belirlemesi ve bunlara yönelik insan, teknik altyapı ve mali kaynak gibi konularda planlama yapması istenecektir. Bu ihtiyaçlar rektörlüğün ilgili birimlerinde konsolide edilip gerekli planlama yapılacaktır.

Kurulmuş olan EGE-MATAL gibi üniversitemiz araştırma dünyasına çok ciddi ivme sağlayacağı şüphesiz olan alanlarımızın en üst verimde kullanılmasını sağlamak en önemli hedef olmalıdır.

Farklı fakültelerdeki araştırmacılara benzer konulardaki projelerde çalışma olanakları sağlanacaktır. Bu gibi projeler her türlü kaynak ile desteklenecektir.

Araştırmalar için kullanılan laboratuvar cihazlarının güncel envanterinin canlı tutulması, geliştirilmesi, ortak kullanım imkanlarının yaratılması ve bakım-onarımının merkezi olarak yapılması gerçekleştirilecektir.

 

Sanat

Ege Üniversitesi kurulduğu ilk günden beri Fen, Sosyal ve Sağlık bilimlerinin yanı sıra Güzel sanatlar alanına büyük önem vermiştir. Günümüzde Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, Eğitim Fakültesi ve Edebiyat Fakültesinde verilen sanat eğitimiyle fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür, geleneğine bağlı, yenilikçi, öncü sanatçılar yetiştirmektedir. Atatürk Kültür Merkezi ve Prof. Dr. Yusuf Vardar Kültür Merkezleri başta olmak üzere onlarca sanat mekânında İzmir’de sanatın her dalına ev sahipliği yapmaktadır. Müzeleri, sergi salonları, kültür salonları ve sanat kulüpleri ile sanatsal birikimini her kesimle paylaşmaktadır. EgeArt Sanat Günleri başta olmak üzere, geleneksel sanatlardan, postmodern sanata değin çok geniş bir yelpazede düzenlediği etkinliklerle Ege bölgesini sanatla buluşturmaktadır. Etkin sanat eylemleri sayesinde öğrenci ve öğretim elemanlarının yurtiçi ve yurtdışında Ege Üniversitesinde üretilmiş pek çok kültür/sanat ödülü ve başarısı vardır. 

Ege Üniversitesinin sanata dair gelecek döneme yönelik hedefleri; 

    • Yeni kurulan Güzel Sanatlar, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinde çok çeşitli dallarda sanat eğitimine başlanacaktır. Bu fakültenin hızla hayata geçmesi için ihtiyaçları karşılanacaktır.
    • “Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından bir kopmuş demektir” bilinciyle, üniversite yaşamına geçiş ve topluma hizmet uygulamaları derslerinde kültür ve sanat uygulama oranlarını arttırarak her Egeli sanat faaliyetlerine ortak edilecektir.
    • Yenilenecek ve artırılacak sanat ve kültür merkezleri, günün teknolojisi ile donatılarak çağdaş sunumlara imkan sağlanacaktır.
    • Toplumun her kesimine yönelik düzenlenen sanat kurslarını çeşitlendirerek yaygınlaştırmak hedeflerimdendir.
    • İlk fırsatta Ege Üniversitesi Oda Orkestrası oluşturulacaktır.
    • Diğer sanat kurumlarıyla ortak projeler geliştirilecektir.
    • Sanatı eğitimin ve akademik hayatın her alanına dahil ederek, iletişimin temel öğelerinden biri haline getirmek için katkı sağlanacaktır.

Enerji

Gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı nüfus artışı ve sanayileşme, enerjiye olan talebin hızla artmasına sebep olmaktadır. Kişi başı enerji üretimi ve tüketimi, ülkelerin kalkınmasında önemli göstergelerden birisi olup ülkelerin gelişmişlik düzeylerini de belirlemektedir. Eldeki veriler Türkiye’nin enerji kullanımında fosil kökenli çözümlerin etkin olduğunu, yenilenebilir enerji payının ise henüz istenen düzeyde olmadığını göstermektedir. 

Enerji güvenliği açısından yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı daha etkin bir şekilde kullanabilmemiz gerekmektedir. Bu aynı zamanda iklim değişikliğinin etkilerini önlemek ve sera gazı emisyonlarını azaltmak açısından da önemlidir. 

Ülkemiz yenilenebilir enerji kaynakları açısından (rüzgâr, güneş, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle) oldukça zengin bir ülkedir. Ege Üniversitesi de önümüzdeki dönemde yetişmiş akademisyen yapısı ile hem kendisi hem de ülkemiz için yenilenebilir enerji kaynaklarının AR-GE ve uygulama üssü haline gelecektir. 

Güneş Enerjisi Enstitüsü, Mühendislik Fakültesinin ilgili bölümleri (Makine, Elektrik Elektronik, Kimya, Bilgisayar Mühendisliği Bölümleri, vb.), Fen Fakültesinin ilgili Bölümleri (Kimya, Fizik, İstatistik Bölümü, vb.) ve ilgili diğer fakültelerin akademisyenlerinden üç çalışma grubu oluşturulacaktır. Bu üç grubun çalışmaları ‘’ENERJİ AR-GE ve Uygulama Merkezi’’ olarak yapılaşacak ve ayrı bir döner sermaye birimi olacaktır. 

Üniversitemizin yıllık elektrik enerjisi tüketimi, 2015 yılı verilerine göre Tıp Fakültesi Hastanesi ve Üniversite Kampüsünün diğer alanlarında toplam 59 milyon kwh kadardır (sırasıyla; 29 ve 30 milyon kwh paylara sahiptirler) ve ekonomik değeri toplam 20-25 milyon TL kadardır. 

Bu arada bazı temel bilgiler;

  • 1 MWe güneş enerjisi santralinden kurulduğu yere bağlı olarak yaklaşık 1.500.000 kWh yıllık elektrik üretimi mümkün. 1 MWE güneş enerjisi santrali için 20 dönüm düz araziye ihtiyaç var. 1 MWe güneş enerji santrali maliyeti ise ortalama 1.000.000 – 1.240.000 € (arazi fiyatı ile) (http://www.eud.org.tr/TR/Genel/).
  • 1 MWe rüzgar santrali ile kurulduğu yere, rüzgar hızına bağlı olarak 2.000.000 kWh elektrik üretimi (yılda) mümkün 1 MWE rüzgar enerji santrali maliyeti 1.200.000 € (http://www.nukte.org).

Yukarıdaki bilgiler ışığında; Güneş Enerjisi Takımı, Rüzgar Enerjisi Takımı ve Biyokütle Enerjisi Takımı olmak üzere üç ayrı ‘’AR-GE ve Uygulama Takımı’’ oluşturulacaktır. Tabii ki toplam içindeki uygulama büyüklük oranlarını ilgili öğretim üyeleri karar vereceği açık olmakla beraber güneş ve rüzgarın payının daha önde olacağı da açıktır. Elektrik tüketimimiz güneşten sağlayacaksak 40 milyon € ve 800 dönüm araziye ihtiyaç vardır. Rüzgar için ise 42 milyon €’a ihtiyaç var görünüyor. Düşüncem, biz bilimi üreten kurum olarak bu maliyetleri süreç içinde yarı yarıya indirebiliriz. 

Her üç yenilenebilir enerji grubunun kullanılacak arazi olarak çevreye duyarlı ve yüksek çevre yararı gözeterek; Ziraat Çiftliğinin tarım için daha az uygun olan Seyrek bölgesindeki arazi ve Bergama’dan Bayındır’a, Mordoğan’dan Çeşme’ye tüm alanlarımız değerlendirilecektir. Gerekirse ilgili kamu kuruluşlarından alan tahsisi konusunda gerekli girişimlerde bulunulacaktır. Maddi kaynak olarak TUBİTAK, Kalkınma Bakanlığı ve kendi kaynaklarımızdan faydalanacağız. 

Diğer taraftan enerji tasarrufu da yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı kadar önemlidir. Sanayide, ulaşımda, konutlarda enerji tasarrufu ile enerji tüketiminde % 25’lere varan bir tasarruf yapmak mümkün olduğunu bilerek bu konuyu da özel bir çalışma alanı olarak ele almak şarttır. 

Amacımız;

  • Dört yıl içinde AR-GE çalışmalarının sonucunda geliştireceğimiz rüzgar türbinlerinin kanatlarında ‘’E-G-E’’ harfleri dönerken ülkemizin yenilenebilir enerji konusundaki hedeflerine ulaşması için katkı sağlamak,
  • AR-GE gruplarımızın geliştirdiği enerji üreten sistemlerin de içinde olduğu ‘’EGE enerji tarlalarından’’ kendi elektrik enerjimizin tümünü sağlamak olacaktır.